| 04 Aralık 2009, 23:15:02 |
|
|
 |
|
|
 |
|
 |
 |
Ne gariptir şu insanoğlu Dünyaya dair çok önemli istekleri vardır bitmek tükenmek bilmeyen Para, mal, mülk, makam, mevki, şöhret ve hepsinin dahası Nedir önemli olan bizim için?
Hepsine birden sahip olmak mı? İstediği her şeye sahip olanlar gerçekten çok mu mutludur? Mutmain olur mu, nefis madden ve manen doyar mı?
Yoksa bir avuç toprak mıdır, doyuran insanın gözünü?! “Minarede ölü var diye bir acı salâ” bizim için hiç okunmayacak mı zannederiz? Bütün enerjimizi sahip olmaya harcamış, yatırımlarımızı yalnızca dünyaya yapmışsak, ölümü unutmuşuzdur zaten Acaba nefesimizin ne zaman tükeneceği
bildirilseydi ne yapardık? Nasıl bir hâleti ruhiye içerisinde olurduk? Sayılı soluklarımızı hesapsızca kullanabilir miydik? Tüketebilir miydik dakikalarımızı, “Bu gün ALLAH için ne yaptın” denileceğini bile bile? Elbetteki hayır!
Bilseydik eğer dünya hayatının geçiciliğini; Buruk bir tebessüm olabilirdi belki yüzümüzde, ama kolay kolay çatılmazdı artık kaşlarımız, hemen
sinirlenmezdik, inciten, acıtan kelimeleri, çoktan çıkarmış olurduk lügatimizden Rabbimizle baş başa kalabilecek ortamlar oluşturmaya çalışırdık Belki de Halk içinde Hak ile olmak, hayat biçimimiz olurdu Mevlâna’nın, “Eğer herkesleysen ve
bensizsen hiç kimseyle değilsin/Eğer benimleysen ve hiç kimseyle değilsen herkeslesin” dediği gibi yaşamayı isterdik Bilseydik eğer;
kâinatı hece hece okumayı isterdik gece gündüz Karanlıktan korkmaz, aydınlıktan rahatsız olmazdık Bilseydik eğer;
başımızda gölge eden kara bulutlara ah vah etmek yerine, tedbiri elden bırakmaksızın sabırla yağmurun yağmasını bekler, huzurun nirengisini yaşardık
Bilseydik eğer; İbadetlerimizde devamlı olurduk Geciktirmemize neden olan zaruretler önceliklerini yitiriverirlerdi Bilseydik eğer;
vird olurdu dilimize rengine boyandığımız, aşkına uyandığımız güzel Rabbimizin isimleri Bilseydik eğer;
günahlarımıza yüreğimizle ağlardık Ebediyete ulaştığımızda huzurunda utanmamak için güzel amellerimizi artırmaya çalışırdık Bilseydik eğer;
“Yarabbi, bana ilk namazı soracağın için emrolunduğum üzere onu dosdoğru kılmaya çalıştım” “Yarabbi, bana dünyalık olarak verdiğin emanetleri fazlasıyla emrettiğin yerlere ulaştırdım”
“Yarabbi, kullarının bana olan sevgisi ve muhabbeti beni değerlendirmende bir ölçü olacak biliyorum Çünkü sen, “Kullarımın sevdiğini ben de severim” diye buyuruyorsun, ben de bunun için kul
hakkına girmemeye ve Kâbe’yi yapar gibi gönüller yapmaya çalıştım Sonsuz bir sevgiyle yalnızca senin için sevdim” derdik
Senin için severdik Hem bu kâinatta var olan her şeyde senden bir parça varken incitilmiş olsak bile, haddimize midir bizim senin yarattığını beğenmemek ve sevmemek
Sen bu dünyayı ve bizleri habibini sevdiğin için yarattın Formülü ne ihtiva eder ki sevgi,
dokunduğu her şey uhrevîleşir, melekleşir, taş gönüllerde güller bitirir Ne kadar güzel bir hissediştir gül alıp gül satmak
Sevgi; insanın yaratılış hamurunda, Sevgi; bir yetimin başını okşayan peygamberimin dokunuşunda,
Sevgi; ensarın özverisinde, Sevgi; Hz Ebubekir’in dost yüreğinde, Sevgi; Bilal-i Habeşî’nin siyah tenine düşen inci tanesi göz yaşlarında,
Sevgi; Veysel Karanî’nin adım adım Rasûl’e yürüyüşünde
Sevgi; Hz Âyşe’nin anam babam sana feda olsun deyişinde,
Sevgi; senin Kelam Kadiminin her harfinde, Sevgi; ben değil, biz bilincine sahip olmakta Bilseydik eğer; sevgi ve muhabbetin tadını
sevgisizliklerimizi pişmanlık göz yaşlarıyla yıkardık
Bilseydik eğer unutur muyduk ? Bize hayatın ve ölümün hakikatlerini unutturan ihtiraslara, tamahlara binlerce kere ah Ve bu unutkanlığın masiyetlerine binlerce kere af Bize bizi, Bize seni
Bize hayatın hakikatlerini, Bize ahireti unutturma ya Rabbi Dünya hayatında telafi edilmesi mümkün olan küçük unutkanlıklarla kıyas edilebilir mi "ahiret unutkanlığı |
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
| 05 Aralık 2009, 09:44:33 |
iradei_nefis

 
         
        
 
özüm sözüme kılavuzdur
05 Mayıs 2009, 00:00:00
KayipKent
Mesaj Sayısı: 1973
Rep puanı 1002
Ruh Halim:
|
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
| 04 Mart 2010, 15:32:16 |
VuSlat

 
         
        
 
Hüznüm Yüregime Dokunan,Duamın Sukutudur..
16 Kasım 2009, 19:40:22
Mesaj Sayısı: 650
Rep puanı 1000
Ruh Halim:
|
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
| 05 Mart 2010, 09:50:05 |
AşKuLLaH

     
         
        
    
(¯ ÇaReSiZSeNiZ ÇaRe'SİZSiNiZ ¯)
04 Mayıs 2009, 22:38:29
ŞEHADET TOPRAKLARI!!
Mesaj Sayısı: 1973 Bazıları gibi kendini dünyanın merkezi olarak görmeyen biri
Rep puanı 2001
Ruh Halim:
|
 |
|
|
 |
|
 |
 |
Güzel hüznün duraklarında gezen bir yazı. Ahın vahlara karışma ihtimlini her daim yüreğimizde tutma hissini verebilecek bir yazı. Elbette etkilenmemek namümkün... Lakin beni etkileyen daha doğrusu çok etkileyen kısmı ' Minarede ölü var diye bir acı salâ” bizim için hiç okunmayacak mı zannederiz? ' Sözü oldu.. Bir çok müslümanın salası okunmuyor.. Kısmet olmuyor musalla taşına koyupta yıkanacak beden... Belki günahların Engelidir buna sebep olan ve belkide zalimin şerri neticesinde bombalanan camiler.. yıkılan minareler.. Hakeza hasta yatağında ölüme terk edilmiş nice sefiller..
Öyle insanlar gördümkü.. Hangi birini anlatsam... Medreseden eve gidiyordum memlekete vardım. Bir adam ölmüş Yıkayacaklar amma adam bulsalar. ... imam çıkmış adam arıyordu kimsesi yoktu garibimin Vucudunu yıkasınlar.. Ve yıkayanda olduk yıkarken yara bere içinde kalmış yaşlılığın verdiği sonuç ile belliki terkedilmiş bir halvete bürünen beden.. Oracıkta cansız öylece yatmakta... Acaba yıkanacakmı dersiniz günah dolu bedenlerimiz.. ? Ki burası turkiye burası böyle ise Başka diyarlardaki aziz ve sadık müslüman kardeşlerimin halvetlerini düşenmiyorum. Beni ta nerelere sürekledi bu yazı.. Konu biraz Farklı yöne kaydı Kusrua bakmazsını inşallah. Paylaşım için ayrıca teşekkür ederim arkadaşım.. Bu arada sağlık ve sihhatine dikkat et.. Gözü yoran etmenlerden kaçın Nice yazılarda buluşmak ümidi ile... |
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
Öyle ki Gördüğün göremediklerin kadar önemli, yaşam yaşamadıklarından kıymetli olmadan, Hiç olmanın hep olmaya rakip olduğu, biz olmanın bene çoktan dönüştüğü, Vazgeçenlerin çaresizlikten değil, Çareyi kendilerinde arayıp ta bir türlü bulamadıklarından Muzdaripiz.
Çünkü, yazılan Sözler tasavvur değil, tasdiktir. Teslim değil, imandır. Marifet değil, şehadettir, şuhuddur. Taklit değil, tahkiktir. İltizam değil, iz’andır. Tasavvuf değil, hakikattir. Dâvâ değil, dâvâ içinde bürhandır. Öneri, eleştiri, tebrik, herşey kabul edilir.
|
|
| 06 Mart 2010, 17:15:26 |
VuSlat

 
         
        
 
Hüznüm Yüregime Dokunan,Duamın Sukutudur..
16 Kasım 2009, 19:40:22
Mesaj Sayısı: 650
Rep puanı 1000
Ruh Halim:
|
 |
|
 |
 |
Rica ederim yorumun için tesekkurler.inşAllah arkadasım sagol sende saglıgına dikkat et..  |
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|

Konuyu Paylaş...
Yetkileriniz |
|
|
| Tavsiye Konularımız |
Yardım Konularımız |
|
|
|
Yükleniyor...
| | | | |