| 17 Kasım 2009, 16:43:11 |
|
|
 |
|
|
 |
|
 |
 |
 VAR’A‘yok’ demekle, nesi değişir ki ‘var’ın? Varsın ALLAH’ım varsın! Dilleryok diyorsa yalan, kalplerde senin adın yazılı... Canlar Seninleyaşıyor... Eller, sen istersen tutabilir, dizler de öyle... Alâim-i Semâ senin.
Gökkuşağında renkler Seni gösteriyor, ‘ressam’ yok dese dert midir?Şarkılarda ismin geçmese ne gam? Sesler seni söylüyor. Senin bestenişakıyor bülbüller!
Gül gülümsüyorsa senin güzelliğinden...
Rahmetinin katresidir yağmur, bahçeler hep senin.
En şefkatli sensin ALLAH’ım. Çünki sensin anneleri yaratan...
En kudretli sensin ALLAH’ım Çünki sensin dağları dik tutan...
Çocukların pamukçacık ellerinde, çimenlerin yeşermelerinde, sevdâlıların sıcacık yüreklerinde ‘apaçık’ sen ‘saklısın’...
Sana ‘yok’ diyeni ‘yok’tan ‘var’ eden de sensin.
Bolluklar mükâfatın, kıtlıklar ikazın... Ferahlıklar, sıkıntılarımıza teselli, üzüntüler seni hatırlamamız için...
O kadar varsın ki...
Varlığının heybeti karşısında başımız dönüyor, tıpkı dünya gibi...
Sensiz yaşanmıyor...
Milyonlarca yıldır, milyarlarca hayat ve her hayat sahibine her an taptaze nefesler veren nasıl ‘yok’ olur, nasıl ‘yaşamaz’?
Hayatı veren sensin. Hayat da, hayatım da senin. Kendini bilmeyen seni tanımamış; kim neylesin?
Anlamayı, bir adıma karşılık bin adımla koşuşturan sensin.
‘İnanılan’ da sensin ‘inandıran’ da...
‘Var’ daha ‘yok’ iken ‘var’ olan da sensin.
Her zaman her yerde ‘var’ olan da!
Sevgin zerre eksilse üzerimizden ve bir an çevrilse bakışların, tutuşur yanarız...
Asırlar bir ince perde, mekân bildiğimiz, ayak bastığımız, paylaşamadığımız dünya bir durak...
Bir hak verdin... Akıl, duygu, dudak verdin, söyleyeceğiz...
Kaderimizi kendimize ‘yazdıran’ da sensin.
Yarattın, yaşatıyorsun, dirilişimiz vaadin...
Sen vaadinden dönmeyensin, senindir sonsuzluk!
‘Küçükler’ Senden uzaklaştıkça küçüldüler, ‘büyükler’ sana yaklaştıkça büyüdüler.
Yûnus balığın karnında, Yûsuf zindanda senin kölendi. Hürriyet sendeydi, sen Rabbimizsin...
Serinlik Sendendi, İbrahim’i ateşin yakışından kurtaran... Mûsa’yı Firavun’un sarayında büyüten sendin.
Sendin hem yetim, hem öksüz Muhammed’i (asm) Mirâc’a çıkaran...
Yûsuf Züleyha’yı senin için reddetti...
O, her şeyi!
ALLAHım:
Rüzgârdan, ışıktan, lisandan, insandan deliller gönderdin.. Her oluş, her tükeniş işâretindi!
Peygamberlerin, nizâmını anlatan yazının satırbaşlarıydı, kelimelerindi velilerin: dostların, senin imla işaretlerin...
“Bildim seni ey Rab, bilinmez meşhur” dedi Necip Fazıl, Sen çileyi mutluluk yapansın.
Varsın ALLAH’ım varsın...
Hilekârsa bilim, edepsizse edebiyat, sahteyse san’at,gerçeğini; amacını kaybetmişse ‘yok’ diyorsa desin!
Küçük kitaplar ‘yok’ yazsa?
Kâinat ‘var’ yazan koca kitap!
Yazan sensin, okutan sensin.
Selâm sana sevgili.
“Bir nakışta bin nakşı nakşeden nakkaş...”
Atomundan galaksisine, zerresinden küresine, yarattığın ne varsa, hepsiiçimde dönüyor... Dalgalanıyor denizlerin damarlarımda, buğulanıyorgökyüzü gözlerimde, rüyalar içindeyim, çiçekler içinde, güneşleraçıyorum... Bir küçük kâinatım!
İnsanım ve inanıyorum sana.
Kundaktan kefene, beşikten musallaya ve oradan ‘asıl hayata’ uzananrahmetine... Şelâlelerde çağıldayan, mercanlarda parıldayangüzelliğine... Toprak kokan mahsuller, kovanlar, peteklerce ikram ikramüstüne bereketine... Kan kırmızı karanfillerden, gözbebeklerine kadar,binbir çeşit ve rengârenk sanatına inanıyorum...
‘Yok’a inanmak ‘yok! ’
Şüphesiz inanılacak yalnız sensin.
Sebepler! Size söylüyorum, sizi sebep gösterenlerde suç, Sevgilim ‘ol’der ve ‘olur’...
ALLAHım...
Bir sevdâdır sana inanmak...
Gurbette âniden kavuşmaktır!
Her şeyimi sen verdin, her şeyim senin.
Seni sana lâyık anlatamadım affet! Kelimem yetmedi! İşte ALLAH’ım bu kulunun bütün söyleyebildiği bu kadar.
Ben bu kadarım...
Şükür ki sen bu kadar değilsin!
Cihat Zafer
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
| 17 Kasım 2009, 17:37:03 |
AşKuLLaH

     
         
        
    
(¯ ÇaReSiZSeNiZ ÇaRe'SİZSiNiZ ¯)
04 Mayıs 2009, 22:38:29
ŞEHADET TOPRAKLARI!!
Mesaj Sayısı: 1973 Bazıları gibi kendini dünyanın merkezi olarak görmeyen biri
Rep puanı 2001
Ruh Halim:
|
 |
|
 |
 |
''Onu bulan neyi kaybetti ? onu kaybeden neyi buldu ?'' Paylaşım için teşekkürler güzel bir yazıydı.. |
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
Öyle ki Gördüğün göremediklerin kadar önemli, yaşam yaşamadıklarından kıymetli olmadan, Hiç olmanın hep olmaya rakip olduğu, biz olmanın bene çoktan dönüştüğü, Vazgeçenlerin çaresizlikten değil, Çareyi kendilerinde arayıp ta bir türlü bulamadıklarından Muzdaripiz.
Çünkü, yazılan Sözler tasavvur değil, tasdiktir. Teslim değil, imandır. Marifet değil, şehadettir, şuhuddur. Taklit değil, tahkiktir. İltizam değil, iz’andır. Tasavvuf değil, hakikattir. Dâvâ değil, dâvâ içinde bürhandır. Öneri, eleştiri, tebrik, herşey kabul edilir.
|
|
| 25 Kasım 2009, 19:09:14 |
iradei_nefis

 
         
        
 
özüm sözüme kılavuzdur
05 Mayıs 2009, 00:00:00
KayipKent
Mesaj Sayısı: 1973
Rep puanı 1002
Ruh Halim:
|
 |
|
 |
 |
Paylaşımın için tşkler ALLAH razı olsun inş  |
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|

Konuyu Paylaş...
Yetkileriniz |
|
|
| Tavsiye Konularımız |
Yardım Konularımız |
|
|
|
Yükleniyor...
| | |