Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Ön Tanımlı Konu Bilgilendirmesi
Su anda (¯`·.(¯`·. (¯`·.(¯`·.ALLAH (C.C.) & İMAN ESASLARI .·´¯).·´¯) .·´¯).·´¯) kategorisinde Peygamberlere İman bölümünde peygamberlere iman konusunu görüntülemektesiniz.
Ayrıntılı Konu Bilgileri
Konu basligini GörüntüleyenlerKonu: peygamberlere iman
Cevap SayısıCevap Sayısı: 0 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 208 defa
Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir
Gönderen Konu: peygamberlere iman  (Okunma Sayısı 208 defa) Ortalama Puan: 0
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
23 Ağustos 2009, 03:26:17
cihateri'in Bilgileri
cihateri
RahmaniRahim Askeri

*




Kayit Tarihi 10 Mayıs 2009, 13:57:57
Nerden cihat meydanından
Mesaj Sayısı: 203

Rep Puani
Rep puanı 4
Deneyimleri

Aktiflik

Deneyim
Seviye
K�t� Itibar
Iletisim
Üyelik Bilgileri Site
Konu kalitesi:
% 0
Bu Konu
208 kez okundu ve
0 kez yorum yazıldı.

Çevrimdışı Ruh Halim:

PEYGAMBERLERE İMAN
Tevhid inancının temellerinden biri. Peygamber farsça bir kelime olup; sözlükte, "haberci" demektir. Arapçadaki "Nebî" ve "Resul" kelimelerinin karşılığı olarak kullanılır. Bir terim olarak peygamber; Allah Teâlâ'nın, kullarına isteklerini bildirmek ve onlara hakkı, doğruyu ve yanlışı açıklamak üzere seçtiği ve görevlendirdiği insanı ifade eder. Yeni bir kitap ve şeriat getirmiş olan peygambere hem Nebî, hem de Resul denir. Yeni bir kitap getirmeyip kendinden önceki peygamberin şeriatını devam ettiren, onunla amel eden peygambere de sadece Nebî denir. Resulün çoğulu "rusûl"; Nebî'nin çoğulu ise "enbiyâ"dır. Ayet ve hadislerde Resul karşılığında "mürsel" ve çoğulu "mürselûn" de kullanılır.
Peygamberlere inanmak, iman esaslarındandır. Yüce Allah, insanlardan bazılarını, diğer insanlara müjdeleyici ve azabı haber verici elçiler olarak göndermiştir. Bu elçiler insanların ihtiyaç duyacakları her şeyi onlara açıklamışlardır. İlk peygamber, Hz. Âdem; son peygamber ise, Muhammed (s.a.s)'dir. Bu ikisi arasında sayısını ancak Allah'ın bildiği kadar peygamberler, gelip geçmiştir. Kur'an-ı Kerim'de yalnız yirmi beş peygamberin adı zikredilir. Âdem, İdris, Nuh, Hud, Salih, İbrahim, Lût, İsmail, İshak, Yakub, Yusuf, Eyyub, Şuayb, Musa, Harun, Davud, Süleyman, İlyas, El-Yesa', Zül-Kifl, Yunus, Zekeriyya, Yahya, İsa ve Muhammed (hepsine selâm olsun). Bir de Uzeyr, Lokman ve Zül-Karneyn'in isimleri geçer ki, bu üçünün peygamber mi yoksa velî mi oldukları ihtilaflıdır.
Bazı hadislerde peygamberlerin sayıları zikredilmişse de, bu konudaki hadisler âhâd yoluyla geldiğinden, kesin delil sayılmamıştır. Çünkü peygamberleri bir sayı ile sınırlandırmak, bu sayının dışında kalanları peygamber kabul etmemek sonucuna götürür ki, bunun için kesin delil gerekir. Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulur: Daha önce bazılarını sana anlattığımız, bazılarını da anlatmadığımız peygamberler gönderdik. Allah Musa ile bizzat konuştu" (en-Nisâ, 4/164). Peygamberlerden beş tanesi getirdikleri tevhîd dininin yerleşmesi için büyük sıkıntı ve cefalara katlanmaları, üstün irade ve fazîletleri sebebiyle Ulûl-azm peygamber sayılmışlardır. Bunlar; Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. İsa ve Hz. Muhammed'tir (bk. el-Ahzâb, 33/7).
Allahu Teâlâ her millete bir peygamber göndermiştir. Andolsun ki biz, her millet için; Allah'a kulluk edin, tağuttan kaçının diye bir elçi gönderdik" (en-Nahl, 16/36). Buna göre, hak ve batıl her ümmetin önüne, bir elçi aracılığı ile serilmiş, Allah emir ve yasaklarını onlara duyurmuştur. Ayetlerde şöyle buyurulur: İçinde azabı haber veren bir korkutucunun geçmediği hiç bir ümmet yoktur" (el Fatır 35/24); "Her ümmetin bir elçisi vardır" (Yunus, 10/47). Bu elçi bazan bir peygamber, bazan da peygamberin o kavmi irşad için görevlendirip gönderdiği bir elçidir. Yasin Suresinde İsa (a.s) tarafından, gönderilen elçiler, Hz. Muhammed'i dinledikten sonra kavimlerine giderek İslâm dinini tebliğ eden cinler bunlar arasında sayılabilir.
Peygamberlere imanın bütün peygamberleri kapsaması gerekir. Bir tanesine bile inanmamak kişiyi dinin dışına çıkarır. Buna göre, iman yönüyle hiç bir peygamberi diğerinden ayırdetmemek gerekir (el-Bakara, 2/285). Ancak peygamberler arasında resul veya nebî olma, daha faziletli bulunma gibi sebeplerle farklılık olabilir. Her resul nebîdir, fakat her nebî resul değildir. Kur'an-ı Kerim'de Hz. Muhammed'le İsmail aleyhisselâmın hem resul ve hem de nebî oldukları belirtilir: "Muhammed, adamlarınızdan hiç birinin babası değildir. Fakat o, Allahın resulu ve nebilerin sonuncusudur" (el-Ahzâb, 33/40); Kitapta İsmail'i de zikret. Çünkü o, sözünde duran, resul ve nebî olan bir zat idi" (Meryem, 19/54).
Peygamberlerin en üstünü Hz. Muhammed, sonra ûlûl-azm diğer dört peygamber, daha sonra resuller ve nebiler gelir. Bu duruma göre, Allah nezdinde bir peygamber, peygamber olmayan bütün insan, melek ve cinlerden daha üstündür: "Biz onlardan her birine âlemlerin üstünde yüksek meziyetler verdik" (el-En'âm, 6/86).
Peygamberlere, sahip oldukları sıfatlarla birlikte inanmak gerekir. Onlar da bizim gibi birer insan olmakla birlikte, Allah tarafından seçilmiş kimseler oldukları için, diğer insanlardan ayrı bazı vasıfları vardır. Bu sıfatları şöylece özetleyebiliriz:
1. Sıdk (doğru olmak); Peygamberler kesinlikle yalan söylemezler. Onlar doğru ve dürüst kimselerdir.
2. Emânet (güvenilir olmak) Peygamber güvenilir kimselerdir. Asla emânete hıyanet etmezler.
3. Fetânet (zeki olmak); Bütün peygamberler insanların en akıllılarıdır.
4. İsmet (günah işlememek); Peygamberler, günah işlemezler. İnsanlık icabı olabilen bazı küçük hataları "zelle (ayak kayması)" adını alır ve Allah tarafından uyarılarak düzeltilir (bk. Abese, 80/1-2).
5. Tebliğ (açıklamak); Peygamberler Allah'tan almış oldukları emirleri ümmetlerine mutlaka ulaştırmışlardır. Hiç bir şeyi gizlememiş ve hiç bir şey de ilâve etmemişlerdir. Yukarıda sayılan sıfatlar da bunu gerektirir (el-Mâide, 5/67).
Son peygamber Hz. Muhammed'tir. Kur'an-ı Kerim'de; "Muhammed Allah'ın elçisi ve peygamberlerin sonuncusudur" (el-Ahzâb, 33/40) buyurulur. Bunun bir sonucu olarak Hz. Peygamber'i diğerlerinden ayıran bazı özellikleri vardır:
a. Önceki peygamberler yalnız bir şehre, bir kavme gönderilirken (es-Sâffât, 37/147), Hz. Muhammed gerek kendi devrinde yaşayan ve gerekse kıyamete kadar gelecek olan bütün insanlığa peygamber olarak gönderilmiştir: Biz seni başka bir maksatla değil, âlemlere rahmet olmak üzere gönderdik" (el-Enbiyâ, 31/107); Biz seni bütün insanlara bir rahmet müjdecisi ve azap habercisi olarak gönderdik" (es-Sebe ; 34/28); De ki, ey insanlar, ben sizin tamamınıza gönderilmiş olan bir Allah elçisiyim" (el-A'raf, 7/158).
b. Diğer peygamberlere verilen sahîfeler bugün elde mevcut olmadığı gibi; Tevrat, İncil ve Zebur'un da orijinal nüshaları yok olmuş, eldeki nüshalar ise tahrife uğramıştır. Halbuki Hz. Muhammed'e indirilen Kur'an-ı Kerim hiç bir değişikliğe uğramadan orijinal nüshalarıyla ve bu nüshalardan çoğaltılan şekilleriyle günümüze intikal etmiştir. Çünkü Kur'an ilâhi koruma altındadır: "Kur'an'ı biz indirdik biz, onu koruyacak olan da biziz" (el-Hicr, 15/9).
c. Hz. Muhammed son peygamber olunca, Kur'an da, toplumların kıyamete kadar ortaya çıkacak ana problemlerine çözümler sunmak üzere en mükemmel şekilde gelmiştir. Ayette; Bugün size dininizi mükemmel hale getirdim" (el-Mâide, 5/3) buyurulur.
Peygamberlik çalışılarak elde edilecek bir makam değildir. Ancak Allah Teâlâ tarafından dilediği kimseye verilen bir rütbedir. Ayette şöyle buyurulur: "Onlara bir ayet geldiği zaman, Allah'ın peygamberlerine verilenin aynısı bize de verilmedikçe iman etmeyiz, derler. Allah peygamberlik görevini kime ve nereye vereceğini daha iyi bilir" (el-En'âm, 6/124). Buna göre, peygamberlik kesbî değil vehbîdir. Ancak kadından, köleden ve yalancıdan peygamber çıkmamıştır. Bu sonuncular şehid, sâlih ve velî (evliya) olabilirler. Bugün ahlâksız, hatta inkârcı olan bir kimsenin yarın tevbe ederek, yapacağı güzel ameller sonucu takvâ sahibi, salih bir insan, hatta Allah'ın çok sevdiği bir velî olması mümkündür. Ashâb-ı Kiramdan bunun pek çok örnekleri vardır.
Cenab-ı Hak, peygamberlerini tabiat kanunlarını yırtan birtakım mucizelerle desteklemiştir. Asânın ejderha olması, ölüyü diriltmek, parmaklardan suyun fışkırması bunlar arasında sayılabilir. Peygamberin ümmetinden bir ferdin elinde meydana gelen böyle olağan üstü bir olaya da kerâmet denir (Kerâmet örnekleri için bk. Âl-i İmran, 3/37; el-Kehf, 18/9-10; en-Neml, 27/38-40).
Hz. Muhammed'in peygamber olduğunu gösteren çeşitli mucizeler vardır. İlki Kur'an-ı Kerim'dir. Hz. Peygamber onunla, Arap olan ve olmayan bütün ediblere -bir benzerini yapmalarını isteyerek- meydan okumuştur. Ancak buna hiç bir edibin gücü yetmemiştir. Yüce Allah şöyle buyurur: Eğer kulumuz Muhammed'e indirdiğimiz Kur'an hususunda şüphe ediyorsanız, haydi siz de ona benzer bir süre getirin" (el-Bakara, 2/23); Deki, şüphesiz bütün insanlarla cinler şu Kur'an'ın bir benzerini meydana getirmek için bir araya toplanıp yardımlaşsalar bile, yine onun benzerini yapamazlar" (el-İsrâ,17/88). Bunu deneyen bazı edibler olmuşsa da, sözleri Kur'an'ın fesâhat ve belâğatı yanında sönük ve saçma kalmıştır. Yalancı peygamberlik iddia eden Müseyfime el-Kezzâb bunlardandır.
Kur'an geçmiş ve gelecek olaylara ait haber verir. Âd, Semud, Lût, Nuh ve İbrahim peygamberlerle kavimlerine ait Kur'an'da yer alan haberleri gerçekte okuma-yazma bilmeyen Hz. Muhammed'in bilmesi mümkün değildir (bk. en-Nahl, 16/103; el-Ankebût, 29/48). Kur'an'ın geleceğe ait haber verdiği şeyler aynen meydana çıkmıştır. Bizanslıları önce yendiği halde İranlıların sonra mağlup olacağını Kur'an-ı Kerim bildirmiş ve zaman da onu tasdik etmiştir (er-Rûm, 30/ 1-5).
Hz. Muhammed'in peygamberlikten önceki yüksek ahlâkı ve yüce kişiliği de peygamberlik belirtilerindendir. Toplum ona, yalan söylememesi ve güvenilir kişi olması nedeniyle
"Muhammed el-Emîn" lakabını vermiştir (Ayrıca bk. Peygamber, Peygamberlik maddesi).
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Google Ekle Yumile Ekle Yahoo Ekle Msn Ekle Netspace Ekle Ask Ekle Clesto Ekle Digg Ekle Reddit Ekle Furl Ekle Del.icio.us Ekle Submit to Jeqq Spurl Ekle Technorati Ekle Newsvine Ekle Simpy Ekle BlinkList Ekle Shadows Ekle
Kayıtlı
cihateri'adli üyenin imzası

Bir hiç iken
imanla var olmaya,

Bir damla iken
seller olup akmaya,

Bir kıvılcım iken,
putları yıkmaya,

Dünyalara
kafa tutmaya geldik.



BACIMIN ÖRTÜSÜ BATMAKTA REZİLİN GÖZÜNE...
ACIRIM TÜKRÜĞE BİLLAHİ TÜKÜRSEM YÜZÜNE...
MEDENİ OLMAK EĞER AÇMAKSA BEDENİ..!
DESENİZE HAYVANLAR İNSANLARDAN MEDENİ.
 
M.AKİF ERSOY

BİR GENÇLİK ÖZLÜYORUM,HAKSIZLIKTAN DAVACI,
YERİNE GÖRE VAKUR,SIRASINDA KAVGACI.
BİR GENÇLİK ÖZLÜYORUM;DİLİ OK GİBİ DOĞRU,
GÖNLÜNDE HAKTAN BAŞKA BİRŞEY YOK GİBİ DOĞRU.
İRADELİ ÖMRÜNÜ ZAFERLERLE SÜSLEYEN,
DAVASININ UĞRUNDA HER DERDİ GÖĞÜSLEYEN.BİR GENÇLİK ÖZLÜYORUM...
Sayfa: [1]   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir
GoogleTagged

Gitmek istediğiniz yer:  

* Konuyu Paylaş...
Forumunda Yayınla
(BBCode)
Blog / Sitende Yayınla
(HTML)

* Yetkileriniz
Yeni konu açamazsınız.
Cevap yazamazsınız.
Eklenti gönderemezsiniz.
Mesajınızı düzenleyemezsiniz.
BBCode Açık
Gülücükler Açık
[img] Açık
HTML Kapalı


Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Ali Uçar Abi - iman ve haşir risale-i nur sohbetleri Yeni
Sohbetler
iradei_nefis 1 234 Son Mesaj 23 Temmuz 2009, 16:44:07
Gönderen: AşKuLLaH
Kitaplara iman Yeni
Kitaplarına İman
AşKuLLaH 0 184 Son Mesaj 14 Temmuz 2009, 21:32:47
Gönderen: AşKuLLaH
kitaplara iman Yeni
Kitaplarına İman
cihateri 1 244 Son Mesaj 24 Ağustos 2009, 20:51:41
Gönderen: AşKuLLaH
ahiret gününe iman Yeni
Ahiret Gününe İman
cihateri 0 239 Son Mesaj 23 Ağustos 2009, 03:22:52
Gönderen: cihateri
meleklere iman Yeni
Meleklere İman
cihateri 0 175 Son Mesaj 23 Ağustos 2009, 03:24:28
Gönderen: cihateri
kaza ve kadere iman Yeni
Kaza Ve Kadere İman
cihateri 3 645 Son Mesaj 05 Mart 2010, 10:14:33
Gönderen: AşKuLLaH
4 BÜYÜK KİTAP HANGİ PEYGAMBERLERE GELDİ Yeni
Kitaplarına İman
iradei_nefis 1 187 Son Mesaj 25 Kasım 2009, 13:02:35
Gönderen: AşKuLLaH
TAŞINDI: 4 BÜYÜK KİTAP HANGİ PEYGAMBERLERE GELDİ Yeni
Kitap & dergi
AşKuLLaH 0 128 Son Mesaj 25 Kasım 2009, 12:58:33
Gönderen: AşKuLLaH
İman artarmı? iman eksilirmi ? Yeni
İman ile ilgili sorular
AşKuLLaH 1 134 Son Mesaj 26 Mart 2010, 21:51:14
Gönderen: VuSlat
Tavsiye Konularımız Yardım Konularımız