| 26 Haziran 2009, 11:05:59 |
|
|
 |
|
|
 |
|
 |
 |
Korkak, Allah'ı bilmeyen ve Allah'tan korkmayandır. Müslüman korkak olamayan, korkusundan korkan ve utanan, korkuyu şirk benzeri sayandır. Evet... Bir müslüman düşünün ki, kediden korkar, köpekten korkar, karanlıktan, cinlerden, insanlardan korkar ve Allah'tan da korkar! Bundan daha tuhaf bir müslüman tipi çizmek mümkün olmadığı gibi, bu tür müslümanlara ise hakiki müslüman demek de Allah'tan korkmamak ve haddi aşmaktır... Korkak, öyle zavallıdır ki imanı tam oturmamış ve kuvvet ve kudreti Allah'tan başkasında görecek kadar şaşırmış ve kesretin kaos dolu girdabında perma perişan olandır... Korkak, tabancayı tutandan değil de tabancadan korkacak kadar aptal ve manyamış olduğu için, tabancaya yalvaran, ama tabancayı tutandan habersiz olandır. Allah'tan korkan, kimseden korkamaz... Çünkü kalbini Allah korkusu öyle doldurmuştur ki zerre kadar başka korkulara yer yoktur. Çünkü ona ve kalbine göre zaten başka biri de yoktur, başka kudret sahibi de... O sadece O'nu sever ve yalnız O'ndan korkar. Zaten korkusu da sevgisinden kaynaklanır... Ve sevginin semeresidir, ürünüdür... Dedik ya kainat Allah'ındır, her şey O'nundur ve O'ndandır... O'ndan başka mutlak varlık yoktur ve diğer tüm varlık gibi görünen gölgeler ise O'ndan başkasıyla ayakta duramaz... O halde yalnız Allah'ı sevmek, yalnız Allah'tan korkmak ve sadece O'na kulluk edip, O'ndan başkasına bağlanmamak müslümanın hedefi ve gayesi olmalıdır. Gerisi teferruat, malayani... Allah'a emanet olun.
Seyyid Şenel İlhan |
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|

|
|
| 26 Haziran 2009, 21:03:15 |
AşKuLLaH

     
         
        
    
(¯ ÇaReSiZSeNiZ ÇaRe'SİZSiNiZ ¯)
04 Mayıs 2009, 22:38:29
ŞEHADET TOPRAKLARI!!
Mesaj Sayısı: 1973 Bazıları gibi kendini dünyanın merkezi olarak görmeyen biri
Rep puanı 2001
Ruh Halim:
|
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
Öyle ki Gördüğün göremediklerin kadar önemli, yaşam yaşamadıklarından kıymetli olmadan, Hiç olmanın hep olmaya rakip olduğu, biz olmanın bene çoktan dönüştüğü, Vazgeçenlerin çaresizlikten değil, Çareyi kendilerinde arayıp ta bir türlü bulamadıklarından Muzdaripiz.
Çünkü, yazılan Sözler tasavvur değil, tasdiktir. Teslim değil, imandır. Marifet değil, şehadettir, şuhuddur. Taklit değil, tahkiktir. İltizam değil, iz’andır. Tasavvuf değil, hakikattir. Dâvâ değil, dâvâ içinde bürhandır. Öneri, eleştiri, tebrik, herşey kabul edilir.
|
|
|
| | |